BU YAZIYI OKUDUKTAN SONRA İFTAR YAPABİLECEK MİSİNİZ?



"BERABER İNTİHAR EDECEKTİK"

Silvan’da üç tekerlekli el arabasıyla zaman zaman sebze ve meyve satarak, zaman zaman da hamallık yaparak geçimini sağlayan 4 çocuk babası Hacı Örüç’ü intihara sürükleyen olay, 4 gün önce meydana geldi. Günlerdir hiç bir iş yapamayan, evine yiyecek getiremeyen Örüç, iftarını açmak için geldiği evinde eşi Hediye Örüç’e yemekte ne olduğunu sorunca, “Yemek yapacak bir şey yoktu, yemek yok” karşılığını alınca, bunalıma girdi. Çocuklarını sarılıp bir süre ağlayan Örüç, daha sonra evin mutfak-banyo bölümüne geçip, kendisini iple tavana astı. Eşi bir süre sonra merak edip odaya girdiğinde Hacı Örüç’ü ipi keserek indirip, kamşularının yardımıyla hastaneye götürdü. Ancak, Örüç, kaldırıldığı Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yapılan tüm müdahaleye rağmen önceki akşam yaşamını yitirdi.

Anne Örüç, yaşadıkları çaresizliği anlatırken, 15 gün önce eşi ile birlikte intihar etmekten bahsettiklerini söyledi. Çocukların uyuduğu sırada intihar konuştuklarını anlatan Örüç, “O akşam yine yemek bulamamıştık. Eşimle oturup ne yapabileceğimizi konuştuk. Ben intihar edeceğimi söyledim. Eşim de, ‘Sen etme. Ben çocuklara bakamam. Ben intihar edeceğim’ demişti. Uyuyan çocuklarımıza bakarak birlikte ağladık ve intihardan vazgeçmiştik” dedi.

Haberin tamamını okumak için tıklayın.

Ramazan'ın neredeyse tamamında ya evimize misafir davet ettik, ya da davet üzerine/kendimizi zorla davet ettirerek akraba ve dostlarımıza iftara gittik. Evimizde ve İyilik Atölyesi'nde verdiğimiz iftarlarda menüde aşırıya kaçmamaya özellikle dikkat ettik. Ama ne yazık ki davetli olarak gittiğimiz iftarlarda durum farklıydı. Çeşit çeşit yemek, "bizlere değer verildiğini ifade etmek üzere" hazırlanmış ve sunulmuştu.

Yukarıdaki gibi haberler bize hayatımızın tamamını sorgulatıyor. Çabalarımızı, hırslarımızı, hayal kırıklıklarımızı baştan muhasebe ediyoruz. Suyun ve ekmeğin bile vicdanıma fazla geldiğini hissettim bu haberi henüz oruçluyken okuduğumda. İftar yapmak istemedim. Sofraya oturmak istemedim. Sofradaki her bir tabak yemekten utandım. 

Fotoğraftaki gözler, 20 yıldan uzun zamandır tuttuğum oruçların hiçbirinde aslında acıkmamış olduğumu kanıtladı bana. Hangi saatte karnının doyacağını biliyorsan, yemek yemeden geçirdiğin saatler seni aç yapmıyormuş, onu anladım. 

Allah, bizlere idrak ve hareket kabiliyeti versin. 

Oruçlarımızı oruç, iftarlarımızı iftar eylesin.