Ramazan Bir Başkadır


Ramazan başladı.

İmkanınız var ise, eviniz için yaptığınız mutfak alışverişinin aynısını, durumu kötü olan bir komşunuz için yapın. 
Kapısına bırakın. Ya da kapısını çalıp, bu size Ramazan hediyemizdir deyin. 
Paylaşın. Paylaşmak en büyük zenginliktir çünkü. Paylaşmak, en büyük şükürdür.
Ramazan aç kalmak değildir yalnızca. Ramazan aç kalmak hiç değildir.
Ramazan insanın huzura doymasıdır. Oruç insanın şüküre doymasıdır.
Oruç, insanın akrabayı ve komşuyu; ötekileri hatırlamasıdır.

Kur’an’ı hatırlamaktır oruç. Şimdi diyorlar ki, efendim Ramazandan Ramazana Müslüman oluyor bazıları. Bazıları, oruç tutmayan, namaz kılmayan, ama insanalrın ibadet etmesinden rahatsız olan, hiçbir baskı görmemesine rağmen mahalle baskısı yaşıyormuş gibi davrnarak vicdanını rahatlatmaya çalışan, kendini değerli göstermeye gayret eden bazıları diyor bunu.

Olsun; varsın bazıları sadece Ramazandan Ramazana Müslüman olsun. Varsın bazıları yalnızca Ramazanda Kur’an okusun, namaz kılsın, şükretsin, dua etsin. Hiç ibadet etmemelerinden iyidir.

Ve Ramazan bir başkadır; oruç tutsanız da tutmasanız da.

Gelin, inandığımız Allah için şu 1 ay boyunca birbirimizi anlamak için çabalayalım. İyilik’te yarışalım. Etrafındaki herkes, ailesi oruç tutuyor diye oruç tutanlar var evet ama etrafındaki herkes, ailesi ve özellikle arkadaş çevresi oruç tutmuyor diye oruç tutmayanlar da var.

Gelin bu 1 ay boyunca arkadaşlarımızı, ailemizi, çevremizi değil; vicdanımızı dinleyelim.
Aynı sofrada buluşalım, aynı ekmeği, aynı sohbeti paylaşalım. Anlaşalım!

Çağrısına icabet etmesek bile; ezanı canı gönülden dinleyelim. Her gün onlarca şarkı dinliyoruz, onca gereksiz söz ile tıkıyoruz kulaklarımızı, dinlemekten nefret ettiğimiz birçok kişinin konuşmalarına maruz kalıyor ve tahammül ediyoruz. Şu 1 ay boyunca, namaz kılmasak bile, ezanı bir dinleyelim.

Zengin de olsak, oruç olmasak bile bir iftar çadırında 1 iftarı yüzlerce insan ile paylaşalım. Belki birlikte yaşayabilmeyi o zaman öğrenebiliriz.

Ramazan başladı.

Şimdi bütün evlerde bir iftar sofrası telaşı… Fırınların önünde uzayan ekmek kuyrukları. Cadde boyunca sıralanmış çiğköfteciler. Her gün başka birinin evinde toplanarak Kur’an okuyan, hatim indiren mahalleli kadınlar. İlk orucunu tutan 7-8 yaşındaki çocukların ceplerinde sakladıkları iftariyelikler. Komşuların birbirlerine, hazırladıkları yemeklerden birer tabak götürmesi.

Ramazan bir başka.