Van'da Eleştiri Kültürü


Bölgemiz pek çok alanda ciddi potansiyele sahip olmasına rağmen maalesef bu potansiyelini kullanamamaktadır. 

Doğal güzellikleri, kültür birikimi ve yaşam tarzı ile esasında pek çok yerleşim erinin sahip olmadığı bir geleneğe sahip olan Van, son yıllarda kimliğinden sıyrılmakta ve adeta kimliksizleşmektedir.

Kültür, sanat, edebiyat, müzik ve spor alanlarında ciddi çabalar gösterilmemekte; gösterilen çabalar ise teveccüh ile karşılanacağına maalesef 'boş iş' etiketiyle zihinlerde yer etmektedir.

Bu alanlardaki eksiklikler dolaylı olarak gündelik hayatımızı tamamıyla etkilemektedir.

İnsanların iletişim kurarken kullandıkları üslup, hitap şekilleri, sorun çözme yolları değişmektedir. En ufak bir anlaşmazlık kanlı kavgalarla sonuçlanabilmektedir. Hırsızlık ve şiddet olayları artmakta, aile huzuru bozulmaktadır. Siyaset diğer pek çok önemli konunun önüne geçmekte ve günlük hayatın tek hakimi olmaktadır. Maalesef şehirlerimiz eğitimsel, kültürel ya da dini gündemleri ile değil, siyasi gündemler ile zamanını boşa harcamaktadır.

Van şehircilik alanında hak ettiği noktaya gelememektedir. Bunun sorumlusu ise yalnızca siyasiler ya da yerel yöneticiler değil; bütün bir Van halkıdır.

Eğitimciler, iş adamları, esnaf, ev hanımları, basın mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarındaki yöneticiler; el birliğiyle maalesef şehrimizi geriye götürüyoruz.

Para ile satın alınamayacak yatırımlar vardır. Biz kocaman binalara, yollara, organizasyonlara müthiş paralar harcayabiliyorken, maalesef insanı olarak çok geride kalıyoruz.

En büyük sorunumuz ve bizi çıkmaza sürükleyerek sorunların devamına neden olan husus ise hiç kimsenin eleştiri kabul etmemesidir.

Van'da maalesef eleştiri kültürü yok. Eleştiriler yıpratmak, karalamak ve zaten kötü olan durumları daha da kötüleştirmek için yapılıyor genellikle. Aynı şekilde eleştirilere muhatap olan taraf da, maalesef eleştirinin içeriğine, eleştiri yapanın niyetine bakmadan, bunu bir onur ve şeref meselesi olarka görmekte ve eleştiriyi asla kabul etmeyerek yapılan bütün eleştirileri art niyetli olarka değerlendirmektedir.

Eleştirilmiş olmak, başarısızlığın ilanı gibi algılanmakta ve bu nedenle de eleştiri yapanlar hain ve düşman gibi görülmektedir.

Bu bakış açısının bir neticesi olarak il ve ilçelerde kurum ve kuruluşları, iş adamlarını, yöneticileri, idarecileri, sivil toplum kuruluşlarını, basın organlarını, yerel yönetimleri, üniversiteye bağlı birimleri, esnafı vb. hiçbir kişi ya da makamı eleştirmek mümkün olmamakta, yapılan eleştirilere şiddetle karşı çıkılmakta, eleştiri yapan kişi çeşitli şekillerde korkutulmakta, tehdit edilmektedir.

Böylesi bir ortamda hayatlarına devam eden bireyler, aman karışmayalım bize ne, başımıza iş açmayalım mantığı ile haraket ederek, sorunların devam etmesine katkıda bulunmaktadırlar.

Eğitim kurumları eleştirilemediği, yapılan eleştiriler kabul görmediği, iyi niyetle eleştirenler düşman ilan edildiği için eğitimde başarısızlıklar yaşanmaktadır. Yerel yönetimler eleştirilemediği için şehirlerimizde istenilen düzeye erişilememekte, yatırımlar huzuru tesis edememektedir. İşadamları eleştirilemediği için yanlış yatırımlar yapılmakta, istihdam yerine kolay yoldan sermayeye kazandıracak işler tercih edilmektedir. Kültür-sanat adamları ve akademisyenler eleştiri kabul etmediği için maalesef bütün sorunlari çinden çıkılmaz bir hal almaktadır.

Vatandaş olarak iyi niyetle ve haklı olarka yaptığımız eleştirilerin, sorunların çözülmesi amacıyla yaptığımız eleştirilerin karşılığı; muhatapların birilerine telefonla aratarak, 'sen neyin peşindesin, necisin sen, işin gücün yok mu' şeklindeki tehditleri olmaktadır.

Birileri aile bireylerinin önünü kesmekte, göz dağı vermektedir.

Çeşitli basın organları marifetiyle itibarsızlaştırma kampanyaları düzenlenmektedir.

Sosyal medya aracılığıyla hedef gösterilmektedir.

İnsanlar işleriyle tehdit edilmekte, ayağını denk al denmektedir.

Korkmuyor muyuz, elbette, bu haksız muameleleri gerçekleştiren kim olursa olsun tedirgin oluyor ve korkuyoruz. Birçoğumuz doğru bildiklerini yapmaktan vazgeçiyor ve kabuğuna çekiliyor.

Peki bu durumdan kim ya da kimler kazançlı çıkıyor?

HİÇ KİMSE!

Para kazananlar da kaybediyor, makam sahibi olanlar da!

Eleştiri kültürünü oluşturamayan VAN KAYBEDİYOR!

Gelin bugün bulunduğumuz konum, makam, mevki ne olursa olsun, öncelikle kendi kendimizie eleştirelim. Ve bize karşı yapılan eleştirileri mutlaka hoşgörü ile karşılayalım.

Bunu başardığımız zaman, her alanda daha yaşanılabilir bir Van bizlerin olacaktır.

Cihat Albayrak
www.cihatalbayrak.com
cihat-albayrak@hotmail.com