Cihat Albayrak'tan GAST[E]RCIS'te Bayram Mesajı


Eskimeyen Bayramlar

Bayramlar Müslüman toplum için harikulade huzur fırsatlarıdır. Çarşı pazardaki hareketlilik, çocukların tebessümleri, yardımlaşmalar, bayram sabahı camilerimizde cemaatin bayramlaşarak kardeşlik kavramının içini doldurması hakikaten dinimizin bayramlar vesilesiyle sosyal düzen için müthiş bir sistematik sunduğunu hatırlatıyor bizlere. 

Nasıl ki durumu müsait olmasına rağmen Ramazan'da oruç tutmayanlar da ve hatta en çok da onlar 'kutluyorlar' bayramı, Kurban Bayramı da öyle... Etrafımızdaki pek çok zengin vatandaş, kurban kesmese de bayramı 'değerlendiriyor' pek çok şekilde. Öyle ya da böyle, bayramlar, kendilerini Müslüman olarak tanımlamaktan çekinenleri ve Müslümanım dese bile ibadetlerini yerine getirmekte fazlasıyla tembel davrananları bile çemberine alıyor. Yeryüzündeki hiçbir festivalin, hiçbir dini ayinin, hiçbir organizasyonun, İslamiyetteki iki bayram kadar insanları mutlu etmediğini, huzurlandırmadığını görüyoruz. 

Milyonlarca Müslümanın Mekke'de Hac vazifelerini yerine getirmelerini dede-nenelerimiz ve ebeveynlerimiz kadar artık gençlerimiz de gözyaşlarıyla, özlemle, hasretle izliyor. Bir yandan şanslı kardeşlerimiz için mutluluk duyuyorken, bir yandan da tabiri caizse kıskanıyoruz onları. Farklı milletlerden, farklı dilleri konuşan, farklı gelir gruplarından milyonlarca insanın, adeta kefenlerine bürünüp aynı ibadeti yapmaları, hep birlikte şeytan taşlayıp Kâbe'yi tavaf etmeleri, Kurban Bayramını çok daha değerli, çok daha büyük bir mutluluk kaynağı yapıyor bizler için. 

Yardım kuruluşları aracılığıyla, dünyanın dört bir yanında, mahrum bırakılan, zulüm altında olan milyonlarca insan, bu bayram vesilesiyle, yardım alıyor. Ne yazık ki, bazı insanlar, dünyadaki açlık sorununun yalnızca dramatize edildiğini, fotoğraflardan ibaret olduğunu, arkasının boş bir iddia olduğunu zannediyorlar. Mahrum olmayan, mahrumiyeti bilemiyor ne yazık ki. Deprem sürecinde bir kuru ekmeğe muhtaç olduğumuz günleri hatırlayınca, dünyanın pek çok yerindeki milyonlarca insanın, bu mahrumiyeti ömürleri boyunca yaşıyor olduklarını düşünmek, bizi daha da bir etkiliyor. Bu nedenle, yardım kuruluşlarımızın özverili çalışmalarını destekliyorum. Aynı şekilde, yaşadığımız bölgelerde de gerek akrabalarımızdan, gerek komşularımızdan, ihtiyaç sahibi olan çok kişi mevcuttur. Bu kişileri unutmamak, kurbanımızdan pay ayırmak gerekiyor. İmkanımız varsa, bahane aramadan kurbanımızı keserek dini sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz. Allah yolunda, din yolunda harcanan parayı hesap etmemek gerekiyor, çünkü kazançlarımız da O'ndan geliyor.

Bayramlar, ülkemizdeki geleneklerimizi de göz önüne alınca, uzak yada yakın tüm akrabalarımızı ve komşularımızı ziyaret etmemizi gerektiriyor. Özellikle yaşlı, kimsesiz, yalnız yaşayan, maddi durumu kötü olan tanıdıklarımızı mutlaka ziyaret etmeliyiz. Piknik yapmaktan, alışveriş yapmaktan, iş arkadaşlarımızla bir mekanda oturup yemek yemekten çok daha değerli, çok daha mutluluk kaynağıdır bu ziyaretler. Depremden sonra, birçok çocuğumuz yetim kaldı. Çevremizde tanıdığımız bu tür çocukları da özellikle hatırlamalı, onların bayramını daha bir bayram yapmak için elimizden geleni yapmalıyız. 

Görev yaptığım okulda, anne-babası ayrılan, anne yada babasından biri hayatını kaybeden, maddi durumu çok kötü olan, 10'dan fazla kardeşe sahip olan pek çok çocuk olduğunu gözlemledim. Öncelikle ana sınıfımız için, çocuklarımıza boyama kitaplar, şeker ve harçlıklardan oluşan paketler yapıp bayram hediyesi olarak takdim ettik. Bayramdan sonra da nasip olursa, orta okul öğrencilerimiz için elimizden geldiğince bir şeyler yapacağız. Tabii, çocukları kırmadan, afişe etmeden ve yardım gibi değil de hediye gibi yapacağız bunları. Bu konuyu önemsiyoruz çünkü, insanlara mağduriyetlerini hatırlatarak yardım yapmak, onların mağduriyetlerini yok etmiyor aksine artırıyor. Kurban etlerini dağıtırken de, bu hususa dikkat edilirse çok daha makbul olur kanaatimce. 

Bazı sivil toplum kuruluşlarının gazete haberlerini gördüm. Kurban bağışı talep ediyorlar ancak not olarak da şöyle düşmüşler ilanlarının altına: Kurbanlarınız fiziki olarak kesilmez, kurumumuza bağış olarak aktarılır. Bu konuyu sanırım aklı ve vicdanı olan herkes, alimlere sormaya gerek duymadan analiz edebilir. Kurban, kesilir ve Allah rızası için büyük kısmı ihtiyaç sahiplerine dağıtılır. Vatandaşlarımızın bu tür kurumların ilanlarına itibar etmemeleri gerekiyor. Kurban haricinde, elbette ki ülkemizdeki pek çok sivil toplum kuruluşuna, nakdi yardımlar yapılabilir. O ayrı konu...

Bu yazı vesilesiyle, bütün Vanlı hemşehrilerimizin bayramını kutluyorum. Allah nice huzur dolu bayram nasip etsin İnşallah. 

Cihat Albayrak

Yazı ayrıca burada: www.ercistv.com