Huzur Koleksiyoncusu - Cihat Albayrak


Şöyle başlıyor Huzur Koleksiyoncusu:

- gökyüzünün duası

af çıksa
salıverilse kafeslerinden
tüm kuşlar

Hayal Bilgisi Edebiyat Dergisi'ne başladığım Nisan 2011'den bu yana, pek çok dostum benden bir kitap bekliyordu. Eşim Ayşe ile tanışırken ilk konuşmamızda bana şöyle sormuştu: 'Kaç kitabınız var Cihat bey?'

Hiç kitabım yoktu Aslında güzel olan tüm kitaplar benimdi. 'Güzel olan bir şey varsa, hepimizindir!' diyorum ben Ayşe'ye.

Bu yüzden, yazılarımın altına kendi ismini yazıp paylaşanlara kızmıyorum. Şiirlerimi kız arkadaşlarına kendileri yazmış gibi sunan arkadaşlarım var, söylüyorlar da, mutlu oluyorum.

Adının yanına 'Yazar/Şair' diye yazanlar var. Ben kendime bugüne dek hiç yazar ya da şair demedim. Dedirtmedim. Ben, insanların zihninde yazar ya da şair olarak değil,i bir dost olarak kalmak istedim. Kendimden ziyade, etrafımdaki insanların yazabilme, üretebilme, hayal edebilme yeteneklerini önemsedim. Bu yüzden Hayal Bilgisi 9 sayı çıktı. Ve yoluna devam ediyor. Yüzlerce dostumuz yer aldı Hayal Bilgisi'nin sayfalarında. İnşaallah uzun yıllar, daha pek çok dost edineceğiz, sayfalarımızda yer vereceğiz.

Geçen yıl, kısa yazılardan oluşan bir kitap yazmaya niyetlenmiştim. Evlendikten hemen sonra. Askerlik bir anda kapıyı çalınca yarım kaldı ve önce İzmir'e, ardından Kayseri'ye gittim. Aklımda şiir hiç yoktu. Askerde 3 ay hiçbir şey yazmayarak geçirdim. Sonra bir gece, bir anda bir kağıt aradı gözlerim, bir kalem. İlk kez askerliğimin 3. ayında bir gece şiir yazdım. Okuduğum bir kitabın en arka sayfasına. Gece görevlisiydim askerde. Gecenin sonunda, gün aydınlandıktan sonra, her sabah Ayşe'yi arardım. Sonrası uyku. O sabah, telefonda yazdığım şiirleri okudum Ayşe'ye. Ben şaşkındım, Ayşe ise mutlu.

Sonra her gece bir kitap okudum. Her kitabın arkasına birkaç şiir yazdım. Her sabah bu şiirleri Ayşe'ye okudum. Tam 2 ay bu şekilde geçti. Sonra bir anda durdum. Askerliğimin son 1 ayında hiçbir şey yazamadım gene.

Ortaya yaklaşık 300 sayfa şiir çıkmıştı. Ben şaşkındım çünkü şiir yazan biri değildim.

Askerliğim boyunca bana güç olan bu şiirler, huzur kaynağımdılar aynı zamanda. Bu yüzden, bu kitap bir huzur koleksiyonu idi. Ve ben, Huzur Koleksiyoncusu deme cüretini gösterdim kendime.

Huzur Koleksiyoncusu, benim ilk kitabım. Ben şair ya da yazar değil, beni tanıyan herkesin dostuyum. İyilik üretmek derdinde olan bir İngilizce öğretmeni, Ayşe'nin kocasıyım. Ben Erciş'i seven, çocuklar için aklında hep bir proje bulunduran Cihat Albayrak, Huzur Koleksiyoncusu'nun doğmasında emeği olan, eşim Ayşe'ye, kardeşi Yunus Ünsal'a, Serencam Yayınları'ndan Adige Batur ve Gülşen Gazel'e müteşekkirim.

Huzur Koleksiyoncusu'nda belki aşırı bir samimiyet var. Belki gereğinden fazla çocukluğum, belki ağır eleştirilerim. Ama, bugüne dek kaleme aldığım en iyi metin diyebilirim.

İnşaallah, önce Van'daki kitap fuarında Hayal Bilgisi standında yer alacak kitabımız. Ardından yurdun çeşitli yerlerinde kitabevlerinden ulaşılabilecek.

Okuyan dostlarımızla üzerinde çokça konuşacağız İnşaallah.

Oldukça eksik kalan, meramımı anlatamayan bu yazıdan ötürü affınıza sığınıyorum.
Heyecanıma verin.

Kitabı en hızlı şekilde temin etmek isteyenler aşağıdaki linki kullanabilirler. Önümüzdeki günlerde bulunabilecek kitabevlerinin listesini paylaşacağım ve dostlarımıza posta ile de göndereceğiz İnşaallah.

Selam ile.

http://urun.gittigidiyor.com/kitap-dergiler/huzur-koleksiyoncusu-cihat-albayrak-siir-85854908



İlk kitabımı eşim Ayşe'ye imzaladım bugün. 

Huzur Koleksiyoncusu, bugün ilk okurlarıyla buluştu. Temin etmek isteyen dostlarımız şuraya uğrayabilirler: http://goo.gl/axQZW


  Zeynep Çipiloğlu Yıldız Huzur Koleksiyoncusu'nu Yazdı: http://hayalkar.blogspot.com/2013/08/huzur-koleksiyoncusucihat-albayrak.html
  Antoloji.Com Huzur Koleksiyoncusu'nu Yazdı: http://www.antoloji.com/haber/haber.asp?haber=12062